DEPRESYON

Depresyon, bireyin nasıl hissettiğini, nasıl düşündüğünü ve nasıl davrandığını etkileyen tıbbi bir durumdur. Bireyin duygusal durumunda, düşüncelerinde ve davranışlarında bozulmaya sebep olmasının yanı sıra beden sağlığını da bozar.

Çoğu kişi üzüntülü, yalnız veya çökkün hissettiğinde depresyonda olduğunu düşünür. Ancak depresyon, bir süreliğine kötü hissetmekten veya gelip geçici bir sıkıntı yaşamaktan öte bir şeydir. Depresyon, olağan bir üzüntü ya da umutsuzluktan değişiktir; en az iki hafta çoğu zaman da daha uzun sürmekte ve bireyin günlük yaşantısındaki işlevselliği göz ardı edilemeyecek ölçüde bozmaktadır. Depresyondaki birey, her konuyla ilgili daha olumsuz ve karamsar düşünmeye başlar. Ayrıca duygularının, düşüncelerinin ve davranışlarının denetimini sağlayamadığı hissi bireyde daha da sıkıntı yaratır.

Genel olarak depresyonun belli başlı belirtileri; çökkün ve bunaltılı duygudurum (üzüntü, elem, bunaltı), genel isteksizlik, ilgilerde azalma, eskiden zevk alınan şeylerden zevk almama, enerji azlığı, çabuk yorulma, dikkati yoğunlaştırmada azalma, dalgınlık, yetersizlik ve değersizlik düşünceleri, suçluluk hissi, uykuda azalma ya da artma, iştah ve kiloda değişiklik, ölüm ve öz kıyım düşünceleridir.

Depresyon, bireyin yaşına, işine, gelir düzeyine, cinsiyetine, nerede oturduğuna, hangi milletten ya da dinden olduğuna bakılmaksızın herkeste görülebilir. Yaklaşık olarak 10 erkekten biri (%10) ve 5 kadından biri (%20) hayatının bir döneminde depresyon geçirir. Bunun yanı sıra, depresyonu ortaya çıkaran başlıca etkenler arasında; yaşın ilerlemesi, yoksulluk ve işsizlik, evlilik durumu/partner ilişkileri, aile öyküsü, stres, kalıtsallık, geçmiş travmatik yaşantılar ve bedensel hastalıklar sayılabilir.

Duygusal durum ile ilgili, bellek ve düşünme ile ilgili (bilişsel) bozulmalar, ayrıca davranışsal ve bedensel sorunlar ortaya çıkartan, önemli bir ruhsal hastalık olan depresyon, dünyada en sık görülen tıbbi sorunlardan biridir. Sıklıkla görülmesi sebebi ile ruh sağlığı alanının ‘soğuk algınlığı’ gibi olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Dinleme, konuşma, duygu ve düşüncelerle ilgilenme ve davranış değişiklikleri yaratma yoluyla ruhsal bozuklukları tedavi etmeyi amaçlayan psikoterapi depresyonun tedavisinde en başarılı yöntemdir. Birey, kaybettiği yaşam sevincine yavaş yavaş tekrar kavuşmakla birlikte geleceğe ilişkin olumsuz ve karamsar düşüncelerini geride bırakmaktadır.